YERİMİZDE SAYIYORUZ!


Yerimizde Sayıyoruz!

Yerimizde sayıyoruz. Geçmişten günümüze kadar aynı meseleleri konuşup konuşup bir yere varamıyoruz. Tartıştığımız meseleleri hayat memat meselesi yapıyoruz. İfrat ve tefrit çizgisinden bir türlü kopamıyoruz. Tabularımızı yıkıp başımızı yukarıya kaldıramıyoruz. Bir şeye kesinkes inandığımızda onun başka bir varyantının olabileceğini düşünmek bir kenara, inandığımız şeye alternatif bir şeyler sunmaya çalışan insanları yaftalayıp üzerlerine kalem çekiyoruz. Değişmekten, farklı bir düşünce üretmekten korkuyoruz. İnsanlığın İslam’a susadığı şu zamanlarda yaşantımızla İslam’a zarar veriyor, insanlığı İslam’a yaklaştırmak yerine İslam’dan tamamen uzaklaştırıyoruz. Son ışık, son kapı olan İslam’a da olumsuz bakan insanlar, kendini bir boşluğa bırakıp iyice salıveriyorlar kendilerini. Hazlarının peşinden bir maraton koşucusu gibi koşmaktan imtina etmedikleri gibi körelen vicdanlarından çıkan feryatlara da kulak asamıyorlar. Dünyada olup biten vahşet, doğal olarak umurlarında olmuyor. Akif’in şu mısralarını hiç unutamıyorum:

"Doğrudan doğruya Kur’an’dan alarak ilhamı
Asrın idrakine söyletmeliyiz İslam’ı…"

Ah be Akif… Ne asrı? Ne İslam’ı?
Yaşayabilen var mı ki, yaşatsın İslam’ı?

Mazharî

Yorumlar