İnsan, Düzensizliğin Kendisidir
Karmakarışık bir oyunun en
orta yerindeyiz. Hayatın kendisi başlı başına bir muammayken insan da bundan
pay almak suretiyle hiç de geride kalmamaktadır. İnsanlık tarihinin tozlu
sayfalarına göz ucuyla bile bakıldığında, satırların ne kadar da trajedik
olduğu rahatlıkla görülecektir.
Siyasetten ekonomiye,
edebiyattan felsefeye, kültürden sanata kadar genel anlamda insanın olduğu her
yerde bir birlikten bahsetmek maalesef mümkün değil. Bu durum, sadece görüşler
bağlamında anlaşılmamalıdır. Buna tarihi süreçte yaşanan problemleri de dahil
etmek gerekir. Nereye yönelirsek yönelelim, karşımızda duran betonlaşmış bilgi
yığınını aşamıyoruz mesela. Gariptir ki, her geçen gün bu beton bloklara bir
yenisi daha eklenmekte, bunun faturasını da henüz berrak bir zihne sahipken
kendisini alabildiğine apokaliptik bir ortamda buluveren genç nesil ödemektedir.
Kimisi dinden ve dini olan
her şeyden artık uzak durmak istediğini aleni bir şekilde ifade ederken, kimisi
de yaşadığı buhran dolu bir iç sarsıntıyla birlikte dışarıya “inançlı”
görüntüsü vermeye çalışmaktadır. Bu ve buna benzer birçok olayın meydana
gelmesinde aktif rol oynayan bazı insanlarsa, tüm bu olanlardan kendilerini
beri kılmak için bir “günah keçisi” aramaktan geri durmamaktadırlar.
Kısacası, nerede insan
varsa orada bir kapalılık ve karmaşıklık söz konusudur. Nerede insan varsa
orada bir tartışma ve net bir sonuç elde edememe vardır. İnsanın olduğu yerde
yerleşik bir düzen ve nihai bir mutluluktan söz etmek imkânsızdır.
Belki de ağır bir ifade olacak ama,
“İnsan, şu muazzam
mevcut düzende düzensizliğin ta kendisidir.”
Mazharî

Yorumlar
Yorum Gönder