Kitap: İçimizdeki Şeytan
Yazar: Tolstoy
Sayfa: 368
Yayın: Kaknüs Yayınları
Genel Değerlendirme
30’a yakın hikâye... Hepsi birbirinden güzel ve
anlamlı. Her biri, bir fakültenin farklı sınıfları gibi.
Bu hikâyelerin temelini oluşturan faktörlerin arasında, Hristiyan toplumunda
imanın ve ahlâki değerlerin hepten zayıflayıp kopması, bireylerin zevk ve
sefaya düşkün olup kendi ihtirasları doğrultusunda hareket etmeleri, soygun,
zorbalık, ihanet, yalancılık, kin ve öfke gibi birçok başlık bulunmaktadır.
Hz. İsa onlara gökteki kuşlar gibi olmayı
öğütlemiş, “Gömleğinizi alana kaftanınızı da verin.” diyerek paylaşmayı öğretmiş ve kötülük yapana iyilik
yapıp düşmanları sevmelerini söylemiş olmasına rağmen, onlardan sadır olan tek
şey şeytani oyunlar olmuştur. Tolstoy’a göre problem sadece toplumda değildir.
Asıl problem, bir şeytan uydurmacası olarak nitelediği kilisedir. Ona göre bu
kurum, dini tekeline alarak baskılar yapmakta ve insanların dini anlayışlarını
zedelemektedir.
Bu eseri yazarken bazı hikayelerinde sivri bir dil
kullanarak bu durumu eleştirmekten geri durmayan Tolstoy, bununla da yetinmeyip
bütün bu olun bitenlere rağmen sesini çıkarmayan sözde bilginleri de top
ateşine tutar. Ayrıca onları, üzerlerinde itinayla durmaları gereken meseleleri
bırakıp lüzumsuz bilgilerle vakit kaybetmelerinden dolayı eleştirir.
Bununla birlikte, her şeyi bilime göre oturtmaya
çalışıp bilimi yanılmaz sanan insanları, kiliseye karşı aynı tutumda olan
insanlara benzetir. Çünkü kilise, bu tip insanlar için yanılmazdı.
Dolayısıyla bilimin tıpkı kilise gibi yanılmaz ve
mutlak bir otorite olarak görülmesi, Tolstoy tarafından büyük bir sitemle
karşılanmıştır.
Tolstoy, kitabın son hikayesi olan “Aydınlık Var
Oldukça Aydınlıkta Dolaşın” hikayesinde
bildiği her şeyi öne sürmüş, kafasındaki insan profiline işaret etmiş ve
yıllarca aramış olduğu hakikati, Rabbini, insanlığa anlatmak için bu satırları
kaleme aldığını ifade etmiştir.
Mazharî

Yorumlar
Yorum Gönder