AKIL ZİNDANI (18 Ağustos 2019)
Heyhat!
Bir “akıl” ki,
Bulamaz dünyada
Ne “sükûnet”
Ne de bir “demet” rahat…
Dört bir yanı kara zindan,
Görmez hiçbir şey
Ve dinlemez hiçbir nasihat…
Nasibi yoktur mânâdan…
Bilmez ki güzel nedir
Ve nedir sırra gark olmuş büyük hakikat…
“Anlamak” için çırpınır her daim,
Fakat onca mücadeleye rağmen,
Bulamaz bir nebze olsun izahat…
Ey kendini arayan bedbaht seyyah!
Çık artık şu gayyadan!
Akla "büsbütün" teslim olmakta değil necat…
Ne olur gel, etme inat…
Kulak ver sözlerime ki,
Yerle yeksan olsun mutantan saltanat!
Dinle bak!
"Maddeye" meftundur akıl
Ve hiç de umurunda olmaz
Manevi görkemle bezenmiş sanat!
Hatırlasana o günü!
Çekilen onca cefaya rağmen,
Nasıl da dışlandı "vahdete" uçan altmış kanat!
"Sensin" biliyorum!
Sensin zihnindeki sorularla,
"Ateş çemberinde" yaşayan gencecik hayat!
Ayaklar altına alma vefayı…
Sahip çık, senindir
Geçmişten miras kalan "destansı" külliyat!
Unutma!
Kulak ver “geçmişin” sesine…
Ve aldatmasın seni
Çağa nam salmış "modern" ilahiyat!
Mazharî

Yorumlar
Yorum Gönder